İNSANLIĞIN ÇELİŞKİSİNİ ANLATAN 2 FOTOĞRAFÇI

Evde kalmanın hayat kurtardığı şu günlerde zamanımı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum.Ve keşfettiğim yeni şeyleri sizinle bu şekilde paylaşmaktan bayağı keyif alıyorum.

Birazdan bahsedeceğim fotoğrafçının, günceli ve popülariteyi yakalamaktan daha büyük dertleri var.Fotoğrafçı; yazarın kalemle söylediğini,makinesiyle söyler.

İnsanlığın çürümüşlüğünü, insanın doğayla olan paradoksunu küresel olarak ele alır.Dünyayı gezip fotoğraflarıyla, bilmediğimiz her şeyi en realist ve subjektif biçimde yüzümüze vurur.

Sebastiao Salgado

fotoğrafçı
http://mervezana.com/

1944 Brezilya doğumlu fotoğrafçı şaşılacak sayıda ülke gezdi,uzun yıllar süren projelere imza attı.Otuzlu yaşlarında başlayan aktivite disiplinli ve anlamlı bir saplantıya dönüştü.

“Kimsenin fotoğraflarımdaki ışığı veya renklerin paletini takdir etmesini istemiyorum. Fotoğraflarımın insanları tartışmaların içine sürüklemesini, ses getirmesini ve insanları bilgilendirmesini istiyorum.”

Salgado en iyi kompozisyon,en kaliteli lens peşinde koşmamış.Fotoğraf sosyoloji, antropoloji ya da tarih üzerine insanın kafa yormasını sağlıyor mu bunun peşine düşmüş.

fotoğrafçı
http://mervezana.com/

“İnsanları fotoğrafladığımda asla yabancı bir grup arasına gizlice dalmıyorum, her zaman birileri tarafından tanıştırılıyorum. Sonra ben kendimi herkese takdim ediyorum, durumu açıklıyorum, konuşuyorum ve yavaş yavaş birbirimizi tanıyoruz.”

Salgado, insanların hep çok hızlı hareket ettiğini söyler ama fotoğraf çekmek için hayatın akışına, fotoğrafını çekeceğin varlığa ayak uydurarak bir çaba sarf edilmesinden yana.

Sosyal adalet için savaşan Salgado, çalışkan işçileri 6 yıl buyunca fotoğraflamıştır.

“Işığın deldiği yüklü bulutların görüntüleriyle büyüdüm. Bu ışıklar benim fotoğraflarıma da girdi. Aslında ben fotoğraflarımı çekmeden çok önce fotoğraflarımın içindeydim.”

http://mervezana.com/
http://mervezana.com/

“Bir madenciler ordusu mu bu, dağı tırmanan? Firavunlar zamanında piramitleri kuran işçilerin bir görüntüsü mü? Bir karınca ordusu mu yoksa?”
Eduardo Galeano

Göç kavramı üzerine 43 ülkelik bir projeye başladı.

http://mervezana.com/
http://mervezana.com/

Salgado uzun projelerde o insanlarla aynı hayatı sürmeyi tercih ediyor.Onlarla yemek yiyip, onlarla yatıyor onlarla zaman geçiriyor.İnsanlara kendi hayatını anlattığını, karşılığında da insanların ona kendi hayatlarını anlattığını söyler.

http://mervezana.com/

Onun için güzel fotoğraf fotoğrafçı,fotoğraf makinesi ve çekilen varlığın uyumu.

http://mervezana.com/

Fotoğrafçının çekimleri kurgu değil sadece gerçek hayattan ihtişamlı trajik öyküler.

Çok fazla ölüm,yıkım,çürümüşlük gören fotoğrafçı yaşamında bir noktada tükenir ve bakış açısını değiştirir.Artık doğanın,dünyanın güzelliklerine yönelir.

Ailesinin Brezilya’daki çiftliğine dönen Salgado, çocukluğunda ağaç,hayvan ve hayatla dolu olan ormanların hastalandığını ve sessizleştiğini gördü. Yıllar süren odunculuk oradaki ruhu mahvetmişti.

Yağmur ormanlarını kendi çabalarıyla kurtarmaya karar veren çift, birçok insanın yardımıyla yağmur ormanlarını yaşatmayı başarmıştır.

http://mervezana.com/

Yeniden canlanan ağaçlar hayvanlara,hayata ve Salgado’ya can vermiştir.

İnsanın unuttuğu,doğayla denge içinde yaşadığımız zamanları hatırlatır Salgado.

Fotoğrafçı Hakkında Daha Fazlası İçin:

Salgado’nun en vurucu belgeseli The Salt of the Earth (Toprağın Tuzu).

Lisa Kristine

“Çok az sanatçı yerli halkın çeşitliliğini ve onurunu nasıl yakalayacağını biliyor. Lisa Kristine’in portreleri sessiz mesajlarını zarif bir şekilde iletiyor.”

Cosette Thompson,
Uluslararası Af Örgütü

Lisa Kristine, 2 eylül 1965 yılında Amerika’da dünyaya gelmiştir. İyi bir fotoğrafçı olduğu kadar iyi bir konuşmacı ve aktivisttir. 6 kitap yayınlayan, 4 belgesele konu olan bu savaşçı kadın bilinmeyen yerel kabilelerin hayatlarını ve dünyanın dört bir yanında seslerini duyuramayan köleleri fotoğraflarıyla anlatmıştır. Lisa 2013 yılında Lucie İnsani Yardım Ödülü’nü kazanmıştır.

Peki bu hümaniter fotoğrafçı fotoğrafçılığa nasıl başladı? Lisa fotoğrafa 11 yaşında başladı. Çocukken annesinin antropoloji kitaplarına ve National Geographic dergilerine bakarak büyüdü.

Eski insan görsellerine hayran kaldı ve “Dünyanın sütunları gibi sarsılmaz ve güçlenmiş gibiydiler” dedi. “Bu insanların bir şekilde topraklanması gerektiğini, dünyada hayatta kalabilmek için bilmem gereken şeyleri bilmeleri gerektiğini hatırlıyorum. En kısa sürede, onları bulup soracağım ” sözünü kendisine vermiştir.

1980 yılından itibaren de uluslararası seyahate ve fotoğraf çekmeye başlamış oldu. Hayatının 28 yılını, 6 kıtada 70 ülkeyi gezip modern köleliği herkese anlatabilmek için harcadı.

“Her izlendiğinde sağlam bir sanat eserinin büyüleyici olması gerektiğine inanıyorum. Yaşamın herhangi bir yerinden veya yürüyüşünden bir izleyici, içindeki özne ile doğrudan ilişki içinde olabilir ve duygusal ve viseral olarak hareket edebilir.”

Lisa Kristine

Filmleri:

  • A Human Thread (2003)
  • Through the Lens (2007)
  • In Plain Sight (2014)
  • #standwithme 
  • Sold (2014)

Human Thread Foundation’ı 2017 yılında kurdu amacı köleliği duyurmak insanları bilinçlendirmek,sosyal farkındalığı arttırmak ve halkı eğitmekti. Lisa, NGO -Kölelere Özgürlük- ile birlikte yarattığı çalışmalarla ün salmış,tanınmıştır.

İyimser bir tahminle, bugün dünyada 27 milyon insan köle olarak yaşıyor… Çoğu, iyi bir eğitim veya iyi bir iş gibi sahte vaatlerle kandırılmış ve daha sonra kaçamayacakları bir şiddet tehdidi altında, ücretsiz çalışmak zorunda bırakılmış.

Bugün kölelik ticaret için yaptırılıyor, yani kölelerin ürettiği malların değeri var, ama kölelerin yok, onlar elden çıkarılabilir. Kölelik hem dünyanın her yerinde var, hem de dünyanın her yerinde yasak.

Lisa Kristine

Lisa çabasını müzelerde, konferanslarda, üniversite kampüslerinde, şirketlerde uzun soluklu konuşmalar yaparak gerçekleştirdi. Vatikan, Bilgelik 2.0, Thomson Reuters Zirveleri ve Güven Konferansları ve TED sahnesinde birçok kez konuştu.

Dünya için olumlu gelişmelerin olabileceğine yürekten inanan bu fotoğrafçının konuşması gerçekten ruhunuzun içine işliyor.

Fotoğraflar ve daha fazlası

KRİSHNA – HİNDİSTAN
Yerel kabilelerin kendine özgün gelenekleri
İPEK BOYALARI ELLER – HİNDİSTAN
MAVİ EL – GANA

Altın madenlerinde köleleştirilen insanlar.

İpek boyaları, her ailenin ipek yapmanın farklı bir yönüne dahil olduğu bir köyde ipek kadar değer verilmeyen köleler büyür.

İSTİFLEME – NEPAL

Her tuğla yaklaşık dört kilo ağırlığındadır. Bütün gün boyunca tozu ciğerlerine çeken köleler.

1 thought on “İNSANLIĞIN ÇELİŞKİSİNİ ANLATAN 2 FOTOĞRAFÇI”

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir